Savaş Siperlerindeki Devrimci Cüretin Yorulmak Bilmez Komutanı Baba Erdoğan Yoldaşı Selamlıyoruz!

364

32 . ölümsüzlük yılında, komünist önderlerimizden Baba Erdoğan yoldaşı saygıyla hatırlıyoruz. Bir dönemin ve bu dönemin devrimci dinamizminin önderi olan Baba Erdoğan yoldaş, partimize büyük emekler vermiş, katkılar sunmuş önder yoldaşlarımız arasındadır ve oldukça saygın bir yerdedir.

Baba Erdoğan’ın partimiz için taşıdığı değer, devrimci savaş’ta ve bu savaşın özel bir biçimi olan kır gerilla mücadelesinde adete çağ atlatmasıdır. Sınırları o güne kadar dar olan, belirli bir aşamayı geçemeyen gerilla mücadelesinde, çıta yükseltilmiş ve adeta düşmanın ciğerleri sökülerek etkili darbeler vurulmuştur. “Bir Dersim yetmez, hedef bin Dersim olmalıdır” anlayışının, hem fikir babası hem örgütleyicisi ve hem de savaşçısıydı O. Karadeniz’in kızıllaştırılması için kanını armağan eden tutarlı bir komünist devrimciydi. O’nun devrimci cüretini ve enerjisini hiç bir engel durduramadı. Ekonomik zorluklardan, hapishane duvarlarına, tasfiyeci dalgadan düşmanın özel ilgisine kadar önünde engel teşkil eden tüm zincirleri parçalayarak ilerledi ve ilerletti. Ezilen ve sömürülen yığınların en sadık dostlarından biriydi dağların Heydo’su. Varlığı güvendi devrimci dostlarına. Düşmanı için ise bir karabasan bir tufandı. Partinin yorulmak bilmez bir işçisiydi. Hapishane firarından sonra uğradığı köylerdeki halkın saygı ve sevgisine mazhar oluşu herşeyin özetiydi.

Bugün içinde bulunduğumuz politik iklim, Baba Erdoğan ve yoldaşlarının kanla, canla yarattıkları mirasın değer kalibresini açık bir şekilde ortaya dökmektedir. Tasfiyeci-reformist çizginin devrimci güçleri her açıdan kuşattığı verili durumda, devrimci savaş siperlerindeki zayıflık inkar edemeyeceğiz bir sonuçtur. Dünyayı tam bir can pazarına çeviren kapitalist-emperyalist haydutluk ve işbirlikçi gerici sınıf iktidarları, yarında sosyalist bir düş kuranlara en azgın yöntemlerle saldırmakta, imhasını amaçlamaktadırlar. Bu gerici konsepte direniş ile yanıt verme cüretini kaybetmiş olanların, sistem içi mücadele kulvarlarına hapsolmaları kaçınılmaz sonlarıdır. Sınıf düşmanlarımızın sistematik saldırılarına karşı direniş halayına tutuşanların Baba Erdoğan’dan ve O’nda somutlaşan direniş hattından öğrenecekleri bir külliyat mevcuttur. Bu direniş tarihinin yarattığı tüm olanakları, Kaypakkayacılık maskesi ile tüketenler tarihin hükmüne elbette mazhar olacaklardır. Unutturulmaya, silikleştirilmeye, önemsizleştirilmeye çalışılan bu büyük tarihin, bugün ki genç Öncü Partizan’ları olarak oynayacağımız tarihsel rolün farkındayız. Zor ve bir o kadar da onur yüklü bu görevin emanetçileriyiz. Elimizde sımsıkı tuttuğumuz ve daha da yükseğe çekip dalgalandıracağımız kızıl bayrağımızı devraldığımız yoldaşlarımızın, kanlarıyla çizdikleri kızıl güzergahta ilerlemek tek geçerli hattır. Partimizin tasfiye edildiği, geleneksel kodlarından uzaklaştırıldığı, Kaypakkayacılığın ehlileştirilip iğdiş edilmeye çalışıldığı bu kör zamanlarda; parti ve savaş siperlerini kurumsallaştırırken Baba Erdoğan ve diğer kahraman ölümsüzlerimiz en büyük rehberimiz, yol göstericimiz olacaklardır. Ve elbette bunu başaracağız. Çünkü güçlüyüz; İbrahim Kaypakkaya gibi bir ustanın emeğiyle, temellerimiz atıldı. Bu temel Süleyman Cihan, Kazım Çelik, Cüneyt Kahraman ve Cafer Cangöz önderliğinde nice yoldaşımızın canı pahasına yükseldi. Kazıp genişlettikleri bu mevzi sınıf kavgasının hizmetinde olmaya devam ediyor hala. Mevzimizin büyütülmesinde tarihsel bir rolü olan Baba Erdoğan, karanlıkta kaldığımız şu durumda, kızıl bir fener olarak yolumuza yansıyıp, aydınlığıyla yoldaş olmaya devam ediyor. Genç Kaypakkayacı nesiller için Baba Erdoğan büyük bir hazinedir. Bıraktığı devrimci mirası gözbebeğimiz gibi koruyacağız.

Şan ve Şeref Olsun Baba Erdoğan’a!
Dersim’den Tokat’a Uzayan Bir Devrim Ezgisidir O!
Tetik Duran Yüreklerimizle İzinden Yürüyoruz!

Önceki İçerikBİZ KAZANACAĞIZ BİRLİKTE KAZANACAĞIZ!